|
Figani
(Beke) Hamamı : İlimiz Mecitözü ilçesinin Figani köyü yakınındadır.
ilçenin 16 km. doğusundaki kaplıcaya çevre il ve ilçelerden çok sayıda
turist gelmektedir. Beke kaplıcasının vücut ısısındaki suyu oldukça
boldur. Su küçük bir havuzdan kaynayıp Oradan büyük havuza aktarılır.
Bu kaplıcanın, idrar artırıcı etkisiyle, vücuttaki, metabolizma
artıklarının idrar yoluyla atılmasında ve asit ortamında oluşan taşların
düşürülmesine faydalı olduğu bilinmektedir.
Kaplıcanın 42 kişilik güzel bir motel, lokanta ve gazinosu vardır.
Sungurlu Manastır İçmeleri : Sungurlu'nun 4 km. güneyinde
bulunan bir maden suyudur. Taşıdığı fazla miktardaki mağnezyum ile
özellikle karaciğer ve safrayolu hastalıklarına çok etkilidir.
Çorum - Oğuzlar Arak Maden Suyu : Çorum iskilip yolunun
solunda kalan Oğuzlar ilçesinin güneybatısında 45 dakikalık bir yaya
yolu ile gidilir. Arak maden suyu, dere yatağı içindedir. Debisi oldukça
fazladır.
Arak Maden Suyu : Mide, bağırsak, karaciğer ve safra yolları ile
metabolizma hastalıkları ve bikarbonatlı suların endike olduğu vakalarda
değerlendirilebilir.
Laçin Hamamı : Laçin ilçemizde bulunan hamam tahribatlara
uğramış olup, bugün yerinde 4x4 m. büyüklüğünde üstü açık bir havuzdan
ibarettir. Tuzlu bikarbonatlı alkallik ve toprak alkalik soğuk bir suyu
vardır. Daha çok bahçelerin sulanmasında kullanılmaktadır.
Selbestlerin
Hamamı: Yeni cami mahallesinde Çarkacı bağı denilen yerde
Selbestlerin evinin bahçesinde harap bir durumdadır.Tek kubbeli tuğla
bir yapıdadır.
Ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Bakımsızlıktan
kubbesi yıkılmış duvarları çökmüş harap bir durumdadır.
DERİ HAMAMI : Kalenin eteğinde, Kayadibi Mahallesindedir.
Yazıtı olmayan hamamın ilk yapımının Romalılar dönemine indiği, XV. y.y.
da da bugünkü şeklini aldığı anlaşılmaktadır. Ünlü mağara mezarlarından
birinin önünde, konutlar arasına sıkışmış durumda olan hamam, hemen
tümüyle toprak altındadır. Varlığını, ancak tepeleri görülebilen
kubbeler işaretlemektedir.
Hamam girişi toprak seviyesinden 2.20 m. derinlikte bulunmaktadır.
Kapıya on bir basamaklı bir merdivenle ulaşılır. Aslında üç yatay
bölümlü olan yapıya, ahşap kubbeli bir "soyunmalık" eklenmiştir. Dört
yönde ahşap sekilerle çevrilmiş soyunmalıktan "ılıklığa" geçilir.
ılıklığın sağ tarafında hela yer alır. Yatay dikdörtgen planlı asıl
hacım ise, kubbe ve tonozlarla örtülmüştür.
"Sıcaklık" iki bölümlüdür. Ilıklıktan girilen yatay, dikdörtgen
hacmin sağında tonozlu bir oda bulunur. Genellikle ılıklığın bir
tarafına yapılıveren "tıraşlık" yerini helalara bıraktığından, öyle
sanıyoruz ki, işlevini sıcaklığın bu odasında sürdürmektedir.
Sıcaklığın, dikdörtgen biçimli ana hacminin ortası bir kubbeyle
örtülüdür. Kubbeye yanlardan sivri beşik tonozlar uzanmaktadır.
Sıcaklığın iç bölümü ise, yan yana düzenlenmiş iki odaya ayrılmıştır. Eş
büyüklükteki bu iki halvet odası kubbeyle örtülmüştür.
Kubbelere, kasnağı çepeçevre
dolanan üçgenlerle geçilir. Halvet odalarının arkasında, su deposu ve
külhan yer alır. Yukarıda. değindiğimiz gibi, hamamın gösterdiği bu üç
bölümlü asıl kuruluş, İslam öncesi hamam şemalarına, örneğin bir Roma
hamamına çok daha yakın olduğunu işaretler. Ne var ki sonradan Türkler,
hamam bünyesinde çeşitli değişiklikler yapmışlardır. Yine, bir de Türk
Hamamlarında gerekli olan bir bölümü, Soyunmalığı eklemişlerdir. Kubbeli
soyunmalık, 6.00 m. ölçüsündeki kenarlarıyla, kare planlı bir hacım
olarak eski yapıya katılmıştır. Böylece eski alt yapı üzerindeki
değişikliklerle Türk Hamamına dönüşmüştür yapı. Hamamın varlığının fark
edilmesiyle ortaya çıkarıldığı söylentilerinin halk arasındaki
yaygınlığı, İslam döneminden önce yapıldığını bir kez daha doğrular.
Yıllarca işletmeye açık tutulmuştur.Salı günü kadınlara diğer günler
erkeklere açık tutulmakta iken 1983 yılında ekonomik şartlar nedeniyle
işletmeye kapatılmıştır.
SABAH (ŞEYH MUHİTTİN YAVSU)HAMAMI : Kale dibinde,
Kayadibi Mahallesindedir. Yapı, her yönden konutlarla çevrilmiş
durumdadır (Resim i 78). Aşağı tarafta, güney-batıda Ulu Cami yer alır.
Günümüzde kullanılan yapı, çifte hamam olup, yazıtsızdır. Kentin en eski
yapılarındandır. Vakfiye kayıtları yanı sıra 138, özellikleri XV. y.y.
sonu-XVI. y.y. başına vermemize neden olur. Halk arasında "Sabah Hamamı"
diye bilinir. Yapıya yukarıdan, kaleden bakıldığında, her iki kısmın
örtüleri açıkça görülür. Yüksek kasnaklı soyunmalık kubbelerinin
kiremitlerle örtülü olmasına karşın, öteki kubbelerle geri kalan örtü
betonla kaplanmıştır. Örtüdeki bu malzeme, yakın zamanlarda yapılmış
onarımdan kalmadır. Beton sıvaların duvarları da kaplaması, özgün duvar
yapısını gizlemiştir.
Erkekler tarafından daha küçük
tutulmuş kadınlar bölümünde; büyük kubbeli soyunmalığın ortasında
fıskiyeli bir havuzu, yanlarda da ahşap sekileri vardır. (Plan XX).
ılıklıkta, kare kubbeli bir hacim ana mekanı verir. Girişin sağındaki
dar bir aralığın ucunda hela bulunur. Öteki uçtaki dikdörtgen planlı
odanın ise "ılıklığa" bağlantısı yoktur. Doğrulian sıcaklığa açılan bu
oda "Usturalık"dır.
Sıcaklık, Deri Hamamında olduğu gibi, enine uzanan dikdörtgen bir ana
bölüm ve kubbelerle örtülü iki helvat odasından oluşur. Halvet
odalarının arkası su deposu ve külhana dayanmıştır. ılıklığın sol
yanında yer alan usturalık da merkeze açılmaktadır. Üstü, gelişmiş
aynalı bir tonozla örtülü bu odayı, fil gözü açıklıklar
aydınlatmaktadır.
Hamamda, yalın istiridyeye benzer
motiflerle doldurulmuş tromplar ya da stalaktitlerden oluşan sistemler,
kubbelere geçişlerde kullanılmış ögeler olmaktadır.
Erkekler kısmına gelince: Soyunmalığın büyük kubbesi, kadınlar
tarafındakinden biraz küçük tutulmuştur. Oysa öteki bölümler, kadınlar
tarafındakilerden büyüktür. Ilıklığa geçildiğinde, sağda dar bir geçişle
ulaşılan hela ve hemen yanında yer alan kubbeli bir oda vardır.
Soyunmalığa açılan ilk hacım da kubbelidir. Kubbeye geçişte stalaktitli
pandantiller kullanılmıştır. Kubbe eteğini dolanan bir sıra stalaktit
dizisi ile görüntü daha da zenginleşir. Sıcaklık, ılıklık tarafındaki
eyvanın, yerini ılıklığa bırakmasıyla alışılmış dört eyvanlı planını
yitirmiştir. Böylece de, dört eyvanlı dört halvetli alışılmış düzen,
yerini üç eyvanlı üç halvetli düzene bırakmıştır. Eyvanlardan sağdaki
de, sonradan bir duvarla bölünerek ikiye ayrılmıştır. Ortadaki büyük
kubbenin altında, sekizgen bir göbek taşı yer alır. Eyvanlarda örtü ya
düz ya da tonozdur. Halvet odalarının örtüsü ise kubbedir. Genellikle
iki sıra üzerine düzenlenmiş filgözüyle aydınlanan kubbeli hacimlerde,
kubbeye geçişler de, tromp, pandantif ve üçgenli kuşak gibi değişen
düzenler kullanılmıştır. Bazılarında dolgu olarak stalaktit sıraları
kullanılırken, köşeler arasına da yine farklı biçimlerde sağır kemerler
yerleştirilmiştir.
Su deposu ve külhan kısmıyla tamamlanan Sabah (Şeyh Yavsu) Hamamı,
kentin tarihsel dokusunda, az sayıdaki erken örnekler içinde seçkin bir
yere sahiptir. Hele vakfiyelerden yaptıranın Şeyh Yavsu olduğunun
belirlenmesi önemini daha da arttırır.
Hamam Değerlendirmesi
İskilip'in günümüze ulaşan iki eski hamamı, kentin tarihsel
bütününde, XV. y.y. dokusunu oluşturan az sayıdaki örnek arasındaki
yerlerini alırlar. Hele birinin, İslam Öncesine Roma Dönemine dek inen
geçmişi, tarihsel perspektife yeni bir boyut katar.
Hamamların bulunduğu semt, yerleşmenin en eski yapılarını içeren bir yer
olması bakımından da önem taşır. Burası kaya mezarlarının bulunduğu,
Kale dibi Mahallesidir. her ikisi de, Kale dibindeki konutlarca
çevrilmiş olan Hamamlardan, bir yer altı Hamamı olan Deri Hamamının
varlığı, ancak pek azı görülebilen kubbeleriyle belirir. Kapısına on bir
basamaklı bir merdivenle inilerek varılan, Deri Hamamı, Roma döneminden
gelme eski yapısının üzerine XV. y.y.da yapılmış bugünkü düzeniyle, bir
Türk Hamamı haline getirilmiştir. 139 Hamamın gösterdiği üç bölümlü asıl
kuruluş, İslam öncesi Hamam şemalarına, hele Roma Hamamına yakın bir
plan verir. (bkz Plan XIX) Eski planına, sonradan, Türk Hamamlarında
gerekli olan Soyunma ilk bölümü eklenmiştir. 140 Yine ahşap-kubbeli - bu
bölümden başka sonradan yapılan değişimlerde, çeşitli hacimsel
düzenlemelere de gidilmiştir. Böylece, eski temeller üzerinde, bir XV.
y.y. Türk Hamamı kurulmuştur.
Halk dilinde dolaşan söylentiye
bakılırsa, hamam bir rastlantı sonucu ortaya çıkarılmıştır. Bu da,
hamamın ilk yapımını, İslam öncesi döneme indiren görüşü güçlendirir.
Kale dibindeki öteki hamam ise,
Şeyh Muhittin Yavsi ya da halk ağzındaki adıyla Sabah Hamamı olarak
bilinen XV. y.y. sonlarında yapılmış bir çifte hamamdır. Erkekler kısmı;
dört eyvan, dört halvetten oluşan ve sık görülen düzenin, soğukluğa
ayrılan hacimlerle bozulmasıyla, bir eyvan ve bir halvetini yitirerek üç
eyvan ve üç halvetli, ortası kubbeli bir plana dönüştüğünü gösterir.
Daha küçük ölçülerle tutulmuş kadınlar kısmı, ise; boyuna eksen üzerinde
üç bölümlü düzeniyle, çorum-Osmancık'ta yine bir XV. y.y. yapısı olan
Paşa Hamamına benzer. Her ikisi de büyük kubbeli, soyunmalıklarıyla
tamamlanırlar.
Hamamlarda, tromp ya da üçgenli
geçişler, kubbe eteklerini dolanan stalaktit sıralı kuşaklar, yine
stalaktit dolgulu geçiş öğeleri birbirinden farklı, hareketli görünümler
getiren düzenlemelerdir.
- İskilip
Belediyesine, iskilip Hamamları ile ilgili verdiği yazılı bilgi için
teşekkür ederiz. - |